1mayıs_uzak

“Kendi sorunlarımızı kendi sloganlarımızla dile getirmek, bizlerde geçmiş senelerde yaşayamadığımız farklı bir coşkuyu ortaya çıkardı: “Benim yerim aslında burası.”

Bu sene 1 Mayıs’ta yürüyeceğimiz sorgusuz sualsiz belli olmasına rağmen hazırlıklar gene son güne kalmıştı. Haftalık toplantımızda dövizlere ne yazacağımız, kortejin neresinde yürüyeceğimiz gibi bazı mevzulara karar vermiş olmamıza rağmen atacağımız sloganları hesaba katmamıştık.

1 Mayıs sabahı gelip çatmıştı. 1 saat erken buluşup dövizlerimizi hazırladık. Pankartımız, stickerlarımız ve dövizlerimizle TMMOB’un arkasında kortejdeki yerimizi aldık. Bir süre geleneksel sloganlarla sesimizi ölçtükten sonra kendi sloganlarımızı atmalıyız fikri, hepimizi aynı anda arayışa geçirdi. Dövizlerimize tekrar bakmamızla slogan üretmeye başlamamız bir oldu. Taleplerimizi tek tek bağırdık. Fazla mesai, performans sistemi, güvencesizlik, haftasonu çalışmak, eksik istihdam, gözetlenmek… İstemiyoruz getirdik hepsinin ardına, sonrasında da “Direne Direne Kazanacağız”… “Aç kalmayın, patronları yiyin” yazmıştık dövize, “Aç Kalma, Patronu Ye” dedik hem de zıplaya zıplaya… Hemen arkamızda yürüyen mali müşavirler patronun eti kart olur arkadaşlar deyince “Yaşasın Devrim ve Sosyalizm” dedik onlarla beraber. En çok yaptığımız söylenmek ya “Söylenme Söylenme Örgütlen” diye bağırdık hep bir ağızdan. Alanda sloganlarımız karşılık buldukça ve birbirimizin alandaki halini gördükçe motive olduk. Bilindik sloganları da değiştirdik biraz, “Mavi-Beyaz Elele, Mücadeleye” , “Masa Başında Değil, Direnişte”, “Çalış Çalış Nereye Kadar, Diren Diren Sonuna Kadar” da alanda icat ettiğimiz diğer sloganlardı. Yanımızdan geçen diğer gruplara da kayıtsız kalmadık. Kah destek olduk kah ilham aldık. Hacettepe işçileri yanımızdan geçerken “Hacettepe İşçisi Yalnız Değildir” diyerek onları selamladık. Diğer grupların sloganlarına da ses verdik. Anarşistler yanımızdan geçerken de bir bakmışız “Ofiste Sokakta, Mobeseyi Parçala” diyoruz.

Masa başı toplantılar, film gösterimleri, paneller iyiydi güzeldi ama alanda bir arada olmak hepsinden iyi geldi. Kendi sorunlarımızı kendi sloganlarımızla dile getirmek, bizlerde geçmiş senelerde yaşayamadığımız farklı bir coşkuyu ortaya çıkardı. Alanda olmak hem bizlere iyi geldi, hem de alandaki birçok birleşenin ilgisine mazhar olduk. Bizlerle ve dövizlerimizle fotoğraf çektirmek isteyenler, topluca fotoğraf alanlar ve kimdir bu beyaz yakalılar diye soranlar eksik olmadı. Enerjimizin alana yansıdığını hissettik. Ayrıca tüm etkinliklerimizi kayda alarak görsel havuz oluşturma kararımıza bağlı kalıp kendimizi de kameraya aldık. Yürüyüş sırasında Gamze Yücesan Özdemir ve Tanıl Bora gibi iki güzel ismin kortejimize uğraması ise bir diğer hoşluktu.

1 Mayıs alanında içinde bulunduğumuz ruh halini, sloganlarımızı, acemiliğimizi, kararlılığımızı; sözün özü beyaz yakalı işçilerin alandaki halini tasvir ettiğimizi düşünüyorum. Gelelim özeleştiriye. Yürüyüş sırasında kortejden ayrılıp bir ‘merhaba’ demeye farklı birleşenlere uğramak dışında hiçbirimiz alanı baştan sona dolaşmadı. Alandaki diğer birleşenlerle bayramlaşmak için kortejden ayrılan arkadaşların geri geldiğinde, ‘benim yerim aslında burası’ demesi ise ayrı bir mutluluktu. Alanı birimiz tamamen dolaşsa Yandex mağduru arkadaşlarla tanışabilirdik. Sayımızın da çok fazla olduğu söylenemez ama 20 kişinin daha yeni yeni boy vermeye başlayan örgütlülüğümüz göz önüne alındığında önemli bir sayı olduğunu düşünüyoruz. Beyaz yakalı işçiler olarak çalışmalarımıza katılan bazı arkadaşlarımız ise farklı birleşenlerle yürümeyi tercih ettiler. Bu durumu, beyaz yakalı işçilerin açık bir taban insiyatifi olarak farklı birleşenlerden bireylerin katılımına uygun yapıda bir örgütlenme olmasının doğal bir sonucu olarak görüyoruz. Öte yandan şunu açıkça ifade etmek gerekir ki, alanda farklı gruplarla yürüyecek insanları kendi pankartımız arkasına çağırma gibi bir tutum sergilemedik. Biz daha çok 1 Mayıs’ a hiç katılmamış ya da katılsam kimle yürüyeceğim diye düşünen beyaz yakalıların alanda yer alması için çalışma yürütmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Bu sene bu amaç uğruna çok çaba harcayamadık ama gelecek seneye daha kalabalık ve örgütlü olacağımızın sözünü şimdiden verebiliriz.

Alandaki enerjimiz çalışmalarımıza da yansıdı. 1 Mayıs’tan sonraki ilk toplantımız en kalabalık toplantılarımızdan biriydi. Sokakta bir arada olmak, birlikte yeni bir şeyler eylemek bizleri birbirimize daha da yaklaştırdı. Bir bütünün, örgütlülüğümüzün, parçası olarak yeniden keşfettik kendimizi.

Bu sene pankartımızla “Bu Kavgada Biz de Varız.” demiştik. Artık kavgayı da mücadelemizi de büyütme zamanı. Daha örgütlü, daha üretken, sokaklarda daha kalabalık olduğumuz günlere…

Yazar byadmin