1488803_240026256201588_355844015505221822_n

Haziran’da öfkesini sokağa taşıyan milyonların bir parçası olan Beyaz Yakalılar olarak 1 Mayıs’a yürüyoruz. Ayrılmaz bir parçası olduğumuz işçi sınıfının burjuvaziye karşı yürüttüğü mücadelenin en önemli mevzisi olan bu mücadele gününde bizler de tüm dünya işçi sınıfı ile alanlarda olacağız.
1 Mayıs, 1886 yılında Amerika’da işçi sınıfının 16 saatlik çalışma sürelerine ve kölece yaşam koşullarına karşı verdiği mücadelenin ürünü olarak mücadele tarihimize yazıldı. O tarihte içinde bulunduğu kölelik koşullarına karşı işçi sınıfının en önemli talebi 8 saatlik işgünü idi. İşçiler bu taleplerini “8 saat çalışma, 8 saat dinlenme, 8 saat canımız ne isterse!” sloganı ile dile getiriyorlardı.

Şimdi aradan tam 128 yıl geçtikten sonra çalışma süresi yasalarda 8 saat olarak yer alıyor. Fakat özellikle biz beyaz yakalılar 8 saatlik işgünü rüyalarımızda bile göremiyoruz. İşe girdiğimiz saat belli olmasına rağmen, kaçta çıkacağımız patronun iki dudağından çıkan cümlelere kalıyor. Bununla da bitmiyor. Ne giyeceğimize, ne yiyeceğimize, nasıl davranacağımıza bile karar verme cüretini kendilerinde bulabiliyor patronlar sınıfı. Bu da yetmiyor, işyerlerimizde ve sokaklarda yaşamımızı sürekli olarak denetim altına almaya çalışıyorlar.

Ne var ki bu çabaların hepsi beyhude çabalardır. Onlar istedikler kadar bizleri kölelik prangaları ile zincirlemeye çalışsınlar, eşitlik ve özgürlük yürüyüşümüze asla engel olamayacaklar.

İşçi sınıfı son aylarda bu mücadelenin daha da büyüyüp gelişeceğini son dönemde artan direnişleri ile gösteriyor. Özellikle Greif ve Yatağan direnişleri ile işçi sınıfı mücadelesi yeni bir döneme girdiğinin ilk işaretlerini veriyor. İşte 2014 1 Mayıs’ını böyle bir atmosferde karşılıyoruz. Haziran ayında Gezi direnişi ile daha da büyüyen ve tüm toplumu saran mücadele, şimdi işçi sınıfının ruhu ile yeniden şekilleniyor.

Tarih ise bizleri bu onurlu yürüyüşe ortak olmaya, mücadele saflarındaki yerimizi almaya çağırıyor. Gezi direnişinde “Gündüz işte, akşam eylemdeyiz!” diyen Beyaz Yakalılar da, yaşamı ürettiği işyerlerinde yaşadığı sorunların kaynağı olan sermaye egemenliğine karşı mücadeleye katılıyor.

Biz Beyaz Yakalı İşçiler olarak, “Bu kavgada biz de varız!” diyoruz. İşçi sınıfının eşit bir dünya, özgür bir gelecek düşünü gerçek kılmak için verdiği onurlu mücadele yerimizi alıyoruz. 1 Mayıs’ta tüm dünya işçileri ile birlikte kavga alanlarında Beyaz Yakalı İşçiler’in sesini yükseltmek için seni de aramıza bekliyoruz.

Yazar byadmin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir