Yaklaşık 30 kişiyle yaptığımız etkinliğimize, kısa bir tanıtımın arkasından, Ostim İşçilerinin 3 Şubat Ostim patlamasıyla ilgili açıklamaları ve imza kampanyasına çağrılarıyla başlandı.

Sonrasında izlediğimiz film, depresyonu nedeniyle işten bir süre uzak kalan Sandra’nın depresyondan çıkmak, hayatına devam edebilmek için işine olan ihtiyacı ve bu işe dönebilmek çabalarını anlatıyor.

Çalışabilme ihtimali iş arkadaşları arasında yapılacak oylamaya bağlı hale getirilmiş. Ya onun işte kalması ya da 1000 Euro’luk primlerini tercih etmeleri öneri olarak karşılarına geliyor. Bir işçinin maddi güçlükler içinde olan mesai arkadaşlarıyla karşı karşıya getirilerek, istemeyerek de olsa kapı kapı dolaşıp yardım talep etmek zorunda olmanın altında ezilişini, ölmeyi tercih edecek kadar çaresiz hissedişini, işsizlik ve parasızlık sürecinin ilişkilere, yaşantılara yansımasını izliyoruz.

Parayı tercih edenlerin kafamızda bir anlık kötü ilan edilişi, kadını mağdur ettiklerini düşünmemiz gibi aşırı iyimser yaklaşımlar bir yana, insanların birbiriyle mücadele etmek zorunda bırakılması en açık haliyle gözümüzün önüne seriliyor.

Alışık olmadığımızı düşündüğümüz halde, performans hesaplamaları yapılırken arkadaşlarımızı oylamak zorunda bırakılmamız, bize belirli statüler verilerek aslında birlikte çalıştığımız insanlarla aramıza mesafe konması, bunun işimizin bir parçası olduğunun söylenmesi de bunun bir versiyonu değil mi?iki gün bir gece

Bahsedilenler sonuna kadar gerçekçi bir yaklaşımla “işçi sınıfı”nın nasıl kendi içinde karşı karşıya getirilerek, kendi yaşamını devam ettirmek ya da ‘insan olmak’ arasında seçim yapmak zorunda bırakıldığını anlatıyordu aslında. Filmde insanların karakterlerini değil, içinde bulundukları durumun genelini görmemiz bu nedenle olmalı.

Ve filmin sonunda Sandra’nın kendisi için arkadaşlarıyla birlikte mücadele ederek nasıl bir özgüven kazandığını, olumsuz bir durum içinde kalsa bile bunu mücadelenin verdiği özgüvenle kimliğini yeniden inşa etmesiyle nasıl aşabildiğini ve günler sonunda iyi hissettiğini görüyoruz.

Sosyal yaşantımızda bile en çok işimizle var olabildiğimiz günlerde belki de işe devam edebilmemiz her gün birlikte mesai doldurduğumuz insanlar tarafından verilen bir karar olacak. Ve belki de biz başkası için benzeri bir karar vermek zorunda kalacağız. Önemli olan böyle bir durumda kaldığımızda bununla baş edecek güçte olup olmadığımızdır. Ve bu güç birey olarak değil örgütlü yaklaşımımızla sağlayacağımız bir güç olacaktır.

Yazar byadmin