iş yerinde barışı konuş(ama)mak
Türkiye’nin doğusunda, yerleşim merkezlerinde 2015’in Temmuz ayından bu yana bir savaş hali sürüyor. Sokağa çıkma yasakları nedeniyle bölge halkı en temel insani ihtiyaçlarını dahi karşılamayazken; göç, yaşanan can kayıpları ve sivil ölümler artarak devam ediyor.

Çok ciddi siyasal ve toplumsal sonuçlar doğurabilecek bu savaş koşullarında, insani bir sorumluluğun gereği olarak “çocuklar ölmesin” diyerek yükseltilen barış talepleri dahi militarist ve şovenist bir lince maruz kalıyor, soruşturma ve gözaltılar ile susturulmaya çalışılıyor.

Bu atmosfer, hayatımızın tamamını kaplamış durumda. Sokakta, ailemizle, arkadaşlarımızla ve en çok da iş yerlerimizde kaçınılmaz bir biçimde gündemimiz oluyor; barıştan ve insan hak ve özgürlüklerinden yana taraf olmaya çalışırken kendimizi ırkçı söylemlerin hedefinde bulabiliyoruz. Sessizliğimiz ve vicdanımızın sesi arasında sıkışıp kalabiliyoruz. Özellikle Suruç ve Ankara katliamlarından sonra daha şiddetli olarak kendini tekrar eden bir hal bu.

İş yerimizdeki mevcut sorunları daha da içinden çıkılmaz hale getiren bu gizli ablukayı, yine ancak bir araya gelerek, konuşarak, sesimizi çoğaltarak dağıtabileceğimizi biliyoruz; “İş Yerinde Barışı Konuş(ama)mak” başlıklı forumda bir araya geliyoruz.

Yazar K