150221_BYI_Okuma AtölyesiBugünden yarına, bir “beyaz yakalı” mücadelesini büyütebilmek için öncelikle kendimizi tanımamız, toplumsal konumumuzu ve üretim ilişkileri içerisindeki yerimizi tartışmamız gerekiyor.

Bu düşünceyle başladığımız “Okuma Atölyeleri”mize, sınıf tartışmalarının önünü açmak düşüncesiyle Tülin Öngen’in önemli eseri “Prometheus’un Sönmeyen Ateşi” ile başlıyoruz.

Kitap ışığında bir yandan “Sınıf Nedir? Kapitalizmin bugünkü koşullarında sınıfsallık ne anlam taşıyor? Sınıfın imkanları ve açmazları nelerdir?” sorularını ele alırken, beyaz yakalıların bu sınıfsallık içerisindeki konumunu ve özgünlüğünü tartışacağız.

Katılım kitabı okuyan, okumayan, okumaya niyetli herkese açıktır.

Kitap Hakkında

Prometheus’un Sönmeyen Ateşi, zorlu bir dönemecin kitabıdır. 1990’ların ilk yarısında, SSCB’nin çöktüğü, kapitalizmin mutlak ve nihai zaferini ilan ettiği ve neoliberalizmin şaha kalktığı bir zamanda yazıldı. O yıllarda, kapitalizmin büyük ideolojik saldırısı, sol saflarda moralsizlik, dağılma, ideolojik savrulma gibi sonuçlar vermişti. Fitilini Andre Gorz’un Elveda Proletarya kitabının ateşlediği bir tartışma, âdeta döneme damgasını vurdu. Öz olarak, sosyalizm mücadelesinin temel öznesi olarak görülen işçi sınıfının, gerçekte kendisine yüklenen devrimci niteliklere hiçbir zaman sahip olmadığı veya sahip olsa bile zaman içinde (kapitalizmin yapısında, üretimin örgütlenmesinde ve teknolojide meydana gelen köklü değişimlere bağlı olarak) bu özelliklerini kaybettiği ileri sürülmekteydi.

Tülin Öngen, o yıllara hâkim olan neoliberal akıl tutulmasına prim vermeden, üstün bir analiz ve zengin bir sergileme ile tartışmaya katıldı. İşçi sınıfının tanımı, kapsamı, çağdaş kapitalizm koşullarındaki konumu, güncel profili, teknolojik gelişimin sınıfa etkileri gibi konuları titizlikle inceledi.

Döneme hâkim ideolojik ortama olduğu kadar baskılar altında bunaltılarak üretimsizliğe ve yozlaşmaya sürüklenen akademinin içler acısı durumuna da güçlü bir meydan okuma anlamına gelen bu öncü kitap, aradan geçen 20 yıla rağmen, bugün de güncelliğini koruyor. Dahası, Gezi isyanı ile birlikte özel bir güncellik kazanmış bulunuyor.

Yazar byadmin

1 Yorum

Yorumlar kapalı.