Kiralık İşçilik

 

Ülkede iyiye giden hiçbir şey yok. Bir yandan içeride ve dışarıda savaş politikaları hız kesmezken bir yandan da emek cephesi ciddi bir saldırı altında. Neoliberalizmin artan etkisiyle birlikte, yeni bir istihdam biçimi olarak özel istihdam büroları aracılığıyla işçi kiralamak yasallaşıyor. Bu tasarı, adeta 4857 sayılı iş kanununu paranteze alarak, işçinin haklarını kullanmasını engelleyecek. Taşeron çalışmadan daha kötüsü, daha da despotik bir emek rejimi bizleri bekliyor. Mevcut istihdam biçimlerinin en güvencesizi ve en esneği ile karşı karşıyayız.

Son torba yasada ‘kadın çalışanlar, doğum sonrası yarı zamanlı çalışabilecek’ diye parlatılan düzenlemeyle kadınların kazanılmış haklarını gasp ederek daha esnek ve güvencesiz alternatifler sunan hükümet, kıdem tazminatının fona devri ile tüm sınıfı güvencesizleştirmeyi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda değişiklik yaparak memurun iş güvencesini kaldırmayı, kiralık işçilik ve özel istihdam bürolarını yasallaştırarak da emek rejimini daha despotik kılmayı amaçlıyor.

Çalışanlar, sendikanın ve tazminatın adına dahi tahammül edilemeyen, uzun süreli işsizliğin, örgütsüzlüğün, güvencesizliğin ve esnekliğin normal olduğu; işverenin işçiyi istediği zaman işten çıkartabildiği, hukuki düzenlemelerin yetersiz olduğu yeni bir iklimin içine çekilmeye çalışılıyor. Sınıfın bin bir uğraş ve nice kayıpla kazandığı haklarına göz dikenlere karşı; dün Tekel, Kazova, Greif veya Metal işçilerinin yükselttiği mücadeleye ya da daha eskilerden SEKA direnişine, 15-16 Haziran’a, Seydişehir İşçileri’ne, Büyük Madenci Yürüyüşü’ne veya Cam İşçileri’nin mücadelesine bakarak, bugün yeni bir ufukla hareket etmemiz gerekiyor.

Kapital’de dönemin en kapitalist ülkesi İngiltere’yi inceleyen Marx’ın Alman işçi sınıfının İngiltere’de yaşananlara duyarsız kalmaması için “Anlatılan senin hikâyendir” diyerek İngiltere’de yaşananların Almanya’da da yaşanabileceğini vurgulaması gibi; bugün bu yasanın ucunun kendilerine dokunmayacağını düşünen beyaz yakalılara bu hikayenin hepimizin hikayesi olduğunu yeniden söylemek elzem. Kıyıdan ne kadar uzak olduğunuzu düşünürseniz düşünün, bu neoliberal dalga gün gelecek sizi de yutacak. Bizler, Beyaz Yakalı İşçiler olarak bu gerçeğin bilincinde olarak, sınıfın iki yakası bir araya gelmeden, sınıfın tüm katmanlarıyla birleşik bir mücadele hattı örülmeden başarılı olunamayacağını biliyoruz. O yüzden sizleri, çalışma hayatındaki bu büyük saldırıyı göğüslemek için örgütlenmeye çağırıyoruz.

Facebook Etkinlik Sayfası

Yazar byadmin